Cezaevlerinde puanlama sistemi: Ters kelepçeye direnmek eksi puan

  • 09:01 23 Şubat 2021
  • Güncel
Öznur Değer
 
ANKARA - 1 Ocak’ta yürürlüğe giren, “Hükümlülerin İyi Hal Değerlendirmesi”  düzenlemesinde İdare ve Gözlem Kurulu’na verilen yetkileri somutlaştıramadıklarını belirten ÖHD’li avukat Elif Taşdöğen, “Kime göre, neye göre olacağına dair net bir durum yok. Bununla beraber puanlama sistemi denilen bir şey çıkarıldı. Yapılan sosyal etkinliklere katılma, infaz memuruna davranış puanlama sistemi olarak belirleniyor” dedi.
  
Pandemi gerekçesiyle 14 Nisan 2020’de siyasi tutsakların kapsam dışı bırakıldığı “İnfaz Yasası”na 1 Ocak itibariyle yeni bir düzenleme getirildi. “Hükümlülerin İyi Hal Değerlendirmesi” adını taşıyan düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle beraber Şakran Kadın Kapalı Cezaevi başta olmak üzere çok sayıda cezaevinde bulunan tutsak, hükmünü bitirmiş olmasına rağmen “iyi halli olmadığı” gerekçesiyle tahliye edilmiyor.
 
İlk olarak Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde hükmü biten 3 tutsağın tahliye edilmemesiyle başlayan durum, Diyarbakır, Düzce, Silivri ve Siverek olmak üzere birçok cezaevine yayıldı. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatlarından Elif Taşdöğen, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
‘İnfaz Yasası anayasaya aykırı’
 
5275 Sayılı İnfaz Yasası’nın temelde pandemi gerekçesiyle çıkan bir kanun olduğuna işaret eden Elif, İnfaz Yasası”nın en temel norm niteliği olan Anayasa’nın 2,10 ve 13’üncü maddelerine tamamen aykırı olduğunu dile getirdi. Anayasanın 2’nci maddesinin hukuki devlet ilkesini benimsediğini kaydeden Elif, “Hukuki devlet ilkesiyle beraber, devlete ve bireylere yüklemiş olduğu sorumluluklar söz konusu. Bununla beraber devletin kendi nezdinde çıkarmış olduğu yasaların anayasaya uygun olması ve çıkarılan yasaların tamamıyla somut, açık, net, anlaşılabilir, uygulanabilir ve öngörülebilir nitelikte olması gerekiyor. Tamamıyla güven ilkesine de dayanır” şeklinde konuştu.
 
‘Kısıtlamalar ayyuka çıkarıldı’
 
Yasanın bütün tutsakları aynı ölçüde ele alıp ona göre değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Elif, söz konusu yasanın adli tutuklular ile siyasi tutsaklar arasında bir ayrımcılığa yol açtığını belirtti. Pandemi süreciyle birlikte çoğu kişinin tahliye olabildiğini söyleyerek, risk grubunda olanların, hasta tutsakların, yaşı ileri olanların ve cezaevinde kalamayacak olan kişilerin Adli Tıp Raporlarına rağmen tahliye edilmediğini vurgulayan Elif, bu süreçte cezaevinde olan kişilerin dışarıyla olan ilişkilerinin kesilmesine tanık olduklarını sözlerine ekledi. Elif, “Gazete, dergi ve kitap sayıları sınırlandırıldı. 5275 Sayılı Kanun dayanak gösterilerek kısıtlamalar ayyuka çıkarıldı. İçerdeki bir insanın yapabileceği maksimum şey kendini geliştirerek kitap okumasıyken buna bile sınırlama getirildi. Tüm bunların yanı sıra asıl meselemiz olan iyi halli olma meselesi gündeme geldi” diye konuştu.
 
‘İdare ve Gözlem Kurulu’na çok geniş yetkiler verildi’
 
Yasayla birlikte İdare ve Gözlem Kurulu’na çok geniş yetkiler verildiğinin altını çizen Elif, sözlerine şöyle devam etti: “Kurum müdürü başkanlığında yürütülen bu kurulda psikolog, eğitim kurumlarından bir kişi, İdare ve Sınıflandırmadan Sorumlu 2’nci müdür ile cezası 10 yıl ve üzerinde olan cezalar için savcılık yer alabiliyor. Bir cezaevinde iyi hal kararı verilirken başka bir cezaevinde iyi halli olmadığı yönünde karar çıkabiliyor. İdare ve Gözlem Kurulu’na verilen yetkileri somutlaştıramıyoruz. Kime göre, neye göre olacağına dair net bir durum yok. Bununla beraber puanlama sistemi denilen bir şey çıkarıldı. Yapılan sosyal etkinliklere katılma, infaz memuruna davranış ile belirlenen puanlama sisteminde infaz memuruna karşı davranışlarla eksi alan insanlar oldu. Tutsaklarla yaptığımız görüşmeler çerçevesinde bunlar bize birer hak ihlali olarak aktarıldı. Ters kelepçe takılmasına izin vermediği için bir mahpusa eksi puan verilerek iyi halli olmadığına karar vermişler."
 
‘Mahpus yeni bir yargılamaya tabi tutuluyor’
 
“İyi hal değerlendirilmesinin ölçütünde ‘pişmanlık’ durumu çok ayyuka çıkmış bir şey” diyen Elif, kurulun mahpuslara “Pişman mısın?”  şeklinde sorular sorulduğunu aktardı. Soruşturma ve kovuşturma evresinde dayatılan “etkin pişmanlık yasası”nı hatırlatan Elif, kişinin daha az ceza alacağını veya hiç ceza almayacağını düşünerek isterse bundan en başında faydalanabileceğini belirtti. Bu yasayla birlikte Gözlem Kurulu tarafından mahpusun yeni bir yargılamaya tabi tutulduğunu belirten Elif, “İsnat edilen suçtan bağımsız olarak cezasını infaz ediyor zaten. Tekrar aynı suç gerekçesiyle ‘pişmanlık’ adı altında tekrar yargılamaya tabi tutuluyor. Acı ve kişinin temel haklarına da değinerek tekrardan mağdur edildiğini söyleyebiliriz” dedi.
 
‘Abdullah Öcalan senin için ne ifade ediyor?’
 
Görüştüğü ve puanlama sisteminden eksi alan siyasi bir kadın tutsağın cezaevinde var olmayan bir etkinliğe katılmadığından dolayı eksi puan aldığını söyleyen Elif, absürt örneklerin de gün yüzüne çıkmaya başladığını vurguladı. Elif, “Adli mahpuslarla da görüştüm onlarda bambaşka ele alınıyor. Adli mahpuslarda hak gaspının siyasi mahpuslara oranla biraz daha aza indirgendiğini görebiliyoruz. Siyasi tutsaklar her şeyin çok dışında tutulmuş. Örneğin Düzce Cezaevi’nde mahpus İdare ve Gözlem Kurulu adı altında sorgu odası gibi bir yere çağrılıyor. Mahpus kişileri görmüyor ama kişiler mahpusu görüyor. İdare ve Gözlem Kurulu tarafından mahpuslara, ‘Pişman mısın? PKK hakkında ne düşünüyorsun? PKK hakkında görüşlerin değişti mi? Abdullah Öcalan senin için ne ifade ediyor? Dışarı çıktığında örgütle herhangi bir bağın kalacak mı?’ gibi absürt sorular yöneltiliyor. Mahpusun bu sorulara verdiği yanıtlardan dolayı iyi halli olmadığı yönünde rapor sunuyorlar” diye konuştu.
 
‘Bu bir cezalandırma yöntemidir’
 
Elif, önceden infaz yakma denilen bir durumun söz konusu olduğunu kaydederek, İdare ve Gözlem Kurulu’nun mahpus hakkında iyi halli olmadığına dönük vereceği kararın ardından tutsağın 6 ay sonra tekrar bu puanlamayı yapan kurul tarafından gözlemleneceğini söyledi. 6 ay sonra tekrar aynı soruların sorulacağını ve kişinin tahliye olma durumu söz konusuyken tahliye olamayacağının altını çizen Elif, “İyi halli olduğuna yönelik karar verilene dek kişi tahliye edilmeyecek. İnfazın yakma durumunun gerekçeli hali oldu bu yasa.  ‘Toplumla bütünleşmeye uygun değil’ diyorlar ve tahliye etmiyorlar. Tutsak infazının 4’te 3’ünü yatması gerekirken bu haliyle hepsini yatmış olacak. Bu inanılmaz bir hak kaybına sebep olacak. Bu bir cezalandırma yöntemidir. Biz buna karşıyız. İnsan haklarından uzak bir noktada duruyor. Herkesi kendi ölçütleriyle ele alarak tekleştirmek istiyorlar. Bunun kabulü söz konusu olmadığı gibi bununla ilgili girişimlerimiz de var. Bunun iptali için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuruda bulunduk. Taşıyabileceğimiz her yargı organına konuyu taşımayı düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
 
‘Bir şeyler değişecek, değişmek zorunda’
 
“Yetki tecavüzü söz konusu” diyen Elif, sözlerini şöyle sürdürdü: “İdare yargıç görevini üstleniyor. Bu insanlara verilmemesi gereken yetkiler tanınmış. Tamamen kişileri kendine biat etmeye zorlayan ve hukuki hiçbir dayanağı olmayan bir durum. Tüm bu hak ihlallerinin dayandığı nokta yine hukuk. Biz hukukçuları en çok üzen noktalardan biri de bu hak ihlalinin bir yasaya dayandırılması. Verilen kararın siyasi bir karar olabileceğini düşündüğümüz için karamsar bir ortam söz konusu. Ama ben yine de umutluyum. ‘Nereye kadar olacak ki’, diyorum. Keyfiyetçilik ve hak ihlalinin temelini oluşturan bir kanun söz konusuysa hukuku ciddi anlamda bilen, anayasayı bilen kişilerin bu yasayı iptal etmesi gerekir. Bir şeyler değişecek, değişmek zorunda.”
 
‘Çok sayıda tahliye edilmeyen mahpus var’
 
Yasanın ilk olarak Şakran’da uygulanmaya başladığını ardından ise sayının arttığına dikkat çeken Elif, şu anda Düzce, Diyarbakır, Silivri ve Siverek cezaevlerinde tahliye edilmeyen tutsaklar olduğunu belirtti. Bu durumun hızla artmaya devam edeceğini vurgulayan Elif, “Bu haliyle toplumun yargıya olan güveni de zedeleneceği için kendi yaratmış oldukları yargıyla bir şeyler yapmaya çalışacaklar. Türkiye’de bir kanunun yürürlüğe girmesi çok zor ama bu öyle hızlı bir şekilde yürürlüğe girdi ki çok hızlı bir şekilde arttı” sözlerini kullandı.